10 Nisan 2012 Salı

Göktürkler & Goguryeo

[Resim: dbd0ba9370.jpg]

Göktürkler, Kore'de zamanında Goguryeo diye adlandırılan krallık ile siyasi, ekonomi ve askeri alanlarda müttefiklerdi. Hem Göktürklerin hem de Goguryalıların belirli bir sınırı yoktu, ve dahası, bir gün Göktürk olan diğer gün Goguryalı olabiliyordu. Eski Çin "Sui Hanedanı", "DongYi" (Kuzey doğu barbarları) olarak adlandırdıkları halktan kendilerini ayırmak ve onlarla daha iyi savaşabilmek için "Çin Seddi"ni inşa edip genişlettiler. Onların barbar olarak gördüğü halk biz Göktürkler ve Goguryalılardı.

Göktürk Devleti, Mançurya'nın batısından Asya'nın merkezine kadar genişledi.(Günümüz Moğalistan Devleti'nden bile oldukça genişti.) Mançurya'nun doğusu, günümüzdeki Kore yarımadasının yarısı dahil, Goguryalılarındı. Bu iki halk, at üzerinde dengelerini harika bir şekilde koruyarak ok atmada oldukça yetenekliydiler. Bu dünyada eşi benzeri olmayan, geleneksel Altay savaş taktiği olarak bilinir.

Göktürkler yüzyıllar boyunca Çin'in Sui Hanedanı ile savaşmak için Gogurya ile hep bir olmuşlardır. Sui Hanedanlığı'nın yaptığı hain planla Göktürkler ikiye bölünene kadar bu böyle devam etmiştir. Türkler yurtlarından batıya doğru göç etmek zorunda kaldılar. Sui Hanedanlığı askerlerinin yorgunluğu yüzünden isyanlarla uğraşmak zorunda kalınca Çin'in Tang Hanedanlığı yükselişe geçti. Bu yüzden Gogurya Devleti , Türk kardeşleri / müttefikleri olmadan, M.S. 668 yılında Tang-Şilla gücüne daha fazla karşı koyamadı.

Göktürk ve Gogurya Devletlerinin çöküşü, küçük kabilelerin ve krallıkların
bütün Asya ve Avrupa'ya yayılmalarını hızlandırdı. Bunlar arasında Kiyat, Balhae, Türk, Uygur, Mohe, Tunguz, Goryeo halkı vardı.

Kiyat, Mohe, Tunguz halkı Cengiz Han'ın Moğalistan'ına katıldılar. Türkler, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan'da yaşamaktayken Hunlarda Macaristan ülkesinde ikamet etmektedirler. (Kavimler Göçü)

Göktürk ve Goguryalılar Han/Kan/Kağan geleneğini sürdürmüşlerdir. (Çin "Han" kelimesi ile karıştırılmasın.) Altayca Han/Kan/Kağan kelimelerinin, "lider" ve "ülke" manasına gelen farklı anlamları vardır. Kore'de var olan en eski soyismin "Cheongju Clan Han"dır ve şecere araştırmaları bunun en az 5000 yıllık bir zaman diliminden kalma olduğunu ortaya koyuyor. Bu soyisim Türkiye'de "Kağan" olarak da hala kullanılmaktadır.

Türk, Moğol ve Kore Şamanizmi aynı olmasa bile oldukça benzerdi. Ayrıca, geleneksel olarak Kaplan, Ayı, Kurt gibi hayvanlar kutsal görülüyordu.

"TanGun" (Korece Tanrı) kelimesi herhangi bir kanıt olmasa da Türkçe "Tengri" (Tanrı /eski Türkçe) kelimesiyle bir alakasının olması oldukça muhtemeldir. Bu fikir, hem Türklerin hem de Goguryalıların Semavi (Göksel) varlıklara olan inancından doğuyordu.

NOT: Batı kavimleri göçmen Türkleri ilk gördüklerinde onları uzun saçlı, pullu zırh takan, ok ve yaylarla at süren adamlar olarak adlandırdılar. Böyle temel bir tanım Gogurya askerlerinin nasıl giyindikleri ile oldukça benzerlik gösterir.
Goguryalılar uzun saç geleneğini sürdürürken, ordusu da pullu zırhları ile ünlüydü. Goguryalılarda zırhlı atlara sahipti.

GOGURYA & GÜNÜMÜZ TÜRKLERİ

2009 Nisan ayında, Semerkand'ta (Özbekistan) bir Türk Kağan'ına ait olan son buluntular gösteriyor ki;Gogurya, Türk kabilelerine iki elçi göndermiş.

Tang Hanedanlığı daha önce kimsenin görmediği muazzam bir ordu kurdu. Böyle yapmış olmalarına rağmen Göktürk ve Gogurya soyunun yine birleşerek onları rahat bırakmayacağından korkuyorlardı. Gogurya ulakları (Yun Gaesomun göndermiş olabilir), doğrudan Türk Kağan'ına verilmek üzere gizli haber taşıyorlardı. Taşıdıkları gizli kağıtta Tang Hanedanlığı'na iki taraftan saldırma planı bulunuyordu. Goguryalılar doğudan saldırırken Göktürkler batıdan saldıracaktı. Bu olması gereken bir şeydi. Aksi takdirde, o zamanki Çin ordusu 1 milyon piyadesi ve 2 milyon yedek askeriyle dünyayı olmasada bütün Asya kıtasını isterse yutabilecek kadar adama sahipti.

DNA & BAŞKA TARİHİ KANITLAR

Altay kelimesi, özellikle 80 ve 90 yılları boyunca dilde var olan benzerlikleri belirten "dilbilimsel" bir terimdi.Fakat 2002 yılından sonra Türkler, Moğollar ve Koreliler arasında yapılan DNA deneyleri ve arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular gösteriyor ki bütün bu Altay ırkları hiç şüphe olmadan birbirleriyle bağlantısı vardır. 2009 yılında bulunan en son bulgular dünyadaki bütün ansiklopedi ve kitaplara gerçek olarak dahil edilmelidir. Altay ırkının, DNA deneyleri gibi günümüz çalışmalarıyla, Sibirya / Altay Dağları'ndan geldiği kanıtlanmıştır.


Çeviri: Tukyu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder